Bugun...


Fransa'da İslam'ın bir ağırlığı var mı?
İngilizler gibi Fransızların da Fransa’da yaşayan ve kendisini Müslüman olarak tanımlayan-İslam inancına bağlı kişilerin sayısını olduğundan fazla gördüğünü ortaya koyuyor..

facebook-paylas
Tarih: 16-12-2018 23:58
Fransa'da İslam'ın bir ağırlığı var mı?

İslam, 7,8 ve 9 Ocak’ta gerçekleşen saldırılardan önce de Fransa’da belli bir toplumsal kesimi endişelendiriyordu. Bazı araştırmalar düşmanca bir duygunun varlığını ve bu dinin ağırlığına ilişkin rakamların gerçekte olduğundan fazla algılandığını gösteriyor. Radikal İslamcılığın yayılma eğiliminde olduğunu gösteren bir gündem tarafından beslenen kaygılar kadar bazı kesimlerce beslenen korkuları üreterek. Bununla birlikte rakamlar çok defa algılandığından farklı.      

2014 yazında İngiliz IPSOS-MORI Araştırma Şirketi’nin gerçekleştirdiği ve birden çok ülkeyi kapsayan bir kamuoyu araştırması, İngilizler gibi Fransızların da Fransa’da yaşayan ve kendisini Müslüman olarak tanımlayan-İslam inancına bağlı kişilerin sayısını olduğundan fazla gördüğünü (abartılı algıladığını gösteriyor) ortaya koyuyor. 100 kişi üzerinden yürütülen bir ankete katılıp cevap verenlerin (tahmin yürüterek) oranı (ortalaması) yüzde 23 olmasına karşın doğru cevap verenlerin (doğru tahminde bulunanların oranı-ortalaması) yüzde 8.

Fransa’daki Müslümanların sayısı 2 milyon 800 bin mi? Gerçekte Fransa’daki Müslümanların tam sayısı oldukça belirsiz. Fransız Anayasası din kıstasına göre nüfus sayımı yapmayı yasaklıyor. Bu durum kesin rakamlar elde etmeyi engelliyor. Bununla birlikte bazı hesaplamalara erişimimiz var. Örneğin, Fransa İktisadi Araştırmalar ve İstatistik Enstitüsü (INSEE) ve Demografik Araştırmalar Enstitüsü’nün (INED) ortak çalışması olan bir kamuoyu araştırmasını baz alarak “meslek ve doğum yeri-köken-uyruk” üzerinden gerçekleştirdiği araştırmada, 2008 yılında, 18-50 yaş arası kişilerin oluşturduğu popülasyon içinde (dinini yaşayan) Müslümanların sayısının 2 milyon 800 bin, (dinini yaşayan) Katoliklerin ise 11 milyon 500 bin olduğu hesaplanmıştı. Bu örneklem, iki dinin mensupları için de geçerli olmak üzere çocukların ve yaşlıların dahil edilmediği bir örneklem.  

Fransa’daki Müslümanların sayısı 3 milyon 900 bin mi? INED Araştırma Enstitüsü’nden araştırmacı Patrick Simon, nüfusun geneli içinde 18-50 yaş arası kişilerle yapılan anketlerden yola çıkarak Fransa’da 3 milyon 900 bin ile 4 milyon 100 bin kişinin “Müslüman” (adlandırma konusunda aynı ihtiyatlı yaklaşım geçerli olmak kaydıyla yani dinini yaşayıp yaşamadığı göz ardı edilerek) olduğundan yani biraz daha yüksek bir rakamdan bahsediyor.

Fransa’daki Müslümanların sayısı 4 ila 5 milyon arasında mı? Bu çok duyduğumuz bir rakam. Fransa İçişleri Bakanlığı verilerine dayanıyor ve oldukça belirsiz bir tahminden [yaklaşık olarak bulma yöntemiyle hesaplama veya gözlemlerin ötesinde tahmin] başka bir şey değil. Yani bu rakam da nüfusun coğrafi kökeninden çıkarılan tahmine dayalı bir değerlendirmenin sonucu. Bu nedenle bu rakamın, günlük yaşamlarında dininin gereklerini yerine getiren [dinini yaşayan] ya da getirmeyen “Müslüman kültür”e sahip insanların sayısını gösterdiği söylenebilir.  

Fransa’da 18-50 yaş arası, Katolik olduğunu söyleyen kişilerin sayısı 11 milyon 500 bin kişi; Aynı yaş aralığında Müslüman olduğunu söyleyen kişilerin sayısı 2 milyon 100 bin; Protestan olduğunu söyleyen kişilerin sayısı 500 bin; Budist olduğunu söyleyenlerin sayısı 150 bin; Yahudi olduğunu söyleyenlerin sayısı 125 bin.

Bu tahmin [bilinenlere dayanan veya gözlemlerin ötesinde tahmin] yani [Müslüman sayısının Fransa’da 4 ila 5 milyon arasında olduğunu öngören], klasik bir tahmin. Buradan hareketle, “Müslüman köken” ifadesini kullanma konusunda tereddüt göstermeyen bazı kamuoyu araştırmaları karışıklığı artırıyor. Çünkü biri İslam inancına bağlı olmadığı halde Mağrip kökenli olabilir.

Burada bir anekdot aktaralım: Fransa’da 1906 yılında yapılan bir nüfus sayımında, yaklaşık olarak 39 milyon kişiden oluşan toplam nüfusun yaklaşık 3 milyon 900 bin kişiden oluşan kesiminin yani toplam nüfusun yüzde 10’luk diliminin İslam inancına bağlı olduğu hesaplanmıştı. Bu rakam, o zamanlar Fransız sömürgesi olan Cezayir nüfusu da sayıma dahil edilerek açıklanmıştı.  

Diğer taraftan son derece önemli tersine bir devinim söz konusu. Çünkü Fransa’da son otuz yıldır Katoliklerin sayısı azalma eğilmindeyken İslam inancına bağlı olanların sayısı artma eğiliminde.

FRANSA’DAKİ MÜSLÜMANLARIN NE KADARI DİNİNİ YAŞIYOR?

İnandığını deklere etmekle bir dini yaşamak arasındaki farkı önemle göz önünde bulundurmak da gerekir. Sadece belli bir kesimi her hafta kiliseye giden bir popülasyonun kendisini katolik olarak tanımlaması örneğinde olduğu gibi, hergün ibadet eden ya da her hafta camiye giden Müslümanların sayısı az.

Fransız Kamuoyu Araştırmaları Şirketi’nin (IFOP) Fransız Katolik Le Croix Gazetesi için 2011’de yaptığı bir araştırmaya göre (daha önce yapılmış araştırmaların bir derlemesi olarak), “Müslüman kökenli” bir aileden gelen kişilerin yüzde 75’i kendisini inançlı olarak tanımlıyor. Bu oran, 2007’de yapılmış bir araştırmanın verisi (yüzde 71) olan orandan fazla fakat 2001’de yapılmış başka bir araştırmanınkinden (yüzde 78) az. Bu varyasyon, araştırmanın inananların kesin sayısını tespit etme konusundaki zorluğu gösteren dekleratif (deneklerin beyanına bağımlı olması) yönünden kaynaklanıyor.

Araştırmanın ayrıntıları şöyle: “Müslüman kökenli” kişilerin yüzde 41’i inançlı olduğunu ve inancının gereğini yerine getirdiğini ifade ediyor (bu oran Katoliklerde yüzde 16). “İnançlı fakat inancının gereğini yerine getirmeyen”    yüzde 34 (Katoliklerde bu oran yüzde 57). Diğer taraftan “inancı olmayan ya da kökeni Müslüman olan”ların oranı yüzde 25 (Katoliklerde yüzde 27). Son olarak araştırmaya katılanların yüzde 25’i “genel olarak Cuma namazına katılmak üzere camiye” gittiğini belirtiyor.  

Araştırma, Ramazan ayında oruç tutanların oranında artış olduğunu gösteriyor. Buna göre, araştırmaya katılanların yüzde 71’i orucunu tutuyor. Bu rakam daha önce, 1989’da, yapılan başka bir araştırmada yüzde 60. Diğer taraftan, araştırmaya katılanların sadece yüzde 6’sı, İslam’ın şartlarından olan haccı ifa etmek üzere Mekke’ye gittiğini söylüyor.

IFOP Araştırma Şirketi’nin yaptığı araştırmanın dikkat çekici diğer bir sonucu şöyle: “Müslüman kökenli” her üç kişiden biri, İslam yasakladığı halde, alkol tükettiğini söylüyor. Buna karşın, araştırmaya katlanların dörtte üçe yakını “sistematik olarak” ya da “zaman zaman” helal et (İslami usüllere göre kesilen hayvanların etini) satın aldığını belirtiyor.

2010’da yayınladığı araştırmasında INED Araştırma Enstitüsü “İslam’ın etkin olduğu bölgelerle bağı olan gruplarla [denek gruplar] diğerleri arasında önemli bir fark olduğu”nu gözlemlemiş. INED Araştırma Enstitüsü verilerine göre, “İslamlaşmış bölgelerden gelen mülteciler arasında, sadece “herhangi bir dine mensup olmayanlar”ın oranı çok düşük olmakla kalmıyor, aynı zamanda onların çocukları [nesilleri] da kendilerini diğerlerine göre daha fazla dini bir referansa bağlı olarak tanımlıyorlar. Bu geçiş (nesilden nesile aktarım), Katoliklik, Protestanlık ya da Budizm’e bağlı ailelere oranla, otoriter (dominant) Müslüman ailelerde daha çok görülüyor.”  

FRANSA’DA NE KADAR CAMİ VAR?

Başka bir belirsizlik Fransa’daki camilerin sayısı konusunda. Fransa İçişleri Bakanlığı’nın 2012 yılı nüfus sayımı rakamlarına göre Fransa topraklarında (318’i Fransa’nın deniz-aşırı bölgelerinde olmak üzere) 2 bin 449 ibadethane [veya benzeri mekan] var. Fransa İçişleri Bakanlığı verilerine göre bu rakam 2000 yılından itibaren artarak iki katına çıktı.

Bununla birlikte her ibadethane cami değil. 2000 yılı sonu itibariyle belirsiz sayıda cami inşaatı daha görünür hale gelmiş olmasına rağmen, asıl olarak Fransız Müslümanlar kendilerine tahsis edilmiş salonlarda [mescitlerde] ibadet ediyorlar. 2009 yılında, yaklaşık 2 bin 500 ibadethane arasında (yaklaşık olarak yüzde 2,5) minaresi olan sadece 64 cami olduğu hesaplanıyordu.

İbadet edenlerin (namaz kılanların) sayısı ibadethanelerle ilişkilendirilirse kayda değer bir bağlantıya-sonuca ulaşılır. İbadet eden 3 milyon Müslüman varsa eğer, mekan başına bin 200 Müslüman demektir. Katoliklikle karşılaştıracak olursak, 275 Katolik kilise müdavimi için bir kilise olmak üzere, 11 milyon müdavim için Fransa’da yaklaşık 40 bin kilise olduğunu hesaplarız.

FRANSA’DAKİ RADİKAL MÜSLÜMANLARIN SAYISI KAÇ?

Fransa’daki milyonlarca Müslümanın kaçı “radikal” ? Öncelikle “radikal” sözcüğünün anlamı konusunda anlaşmış olmak gerekiyor elbette. Esasında birkaç farklı İslam uygulaması ve ekolü mevcut.

Genel olarak dini yaşayışlarında en müsamahasız olanların, İslam’ın “kökenleri”ne dönüşü öğütleyen hareket taraftarı sünni selefiler olduğu tahmin ediliyor-değerlendiriliyor. Körfez Ülkeleri tarafından finanse edilen ve başkalarını kendi dinine sokmaya çalışan selefilik on beş yirmi yıldır Avrupa’da bu hareketin inançlı insanları kontrol altına almasına hatta sarık sarma gibi bazı uygulamaları empoze etmesine imkan sağladı.

Sosyolog ve Alan Araştırması Uzmanı Samir Amghar 2012’de Fransız La DepecheGazetesi’ne, “istihbarat bilgilerine göre, Fransa’daki Selefi’lerin sayısının 12 bin ila 15 bin arasında” olduğunu açıkladı. Bu rakam, günlük ibadetlerini yerine getiren-dinini yaşayan yaklaşık 200 Müslümandan birinin Selefi olduğunu gösteriyor.

Fakat Selefi veya fundamentalist olmak, cihadın faziletine inanmak ya da bir eylem aracı olarak şiddete kefil olmak anlamına gelmez. Selefilik cihad eksenli hareketin [djihadisme] bir bileşeni, fakat Amghar’a göre “Selefiler ultra-azınlık”.

Bu rakamları, cihat eksenli hareketlerde “yer alan” yani Suriye’de savaşmak için yola çıkan ya da bu yönde hareket eden grupların organize olması için yardım eden kişilerin sayısıyla karşılaştırabiliriz. Fransa İçişleri Bakanı Bernard Cazeneuve’e göre bunlar toplamda ve yaklaşık olarak 2 bin kişi yani günlük ibadetlerini yerine getiren-dinini yaşayan Müslümanların yüzde 0,075’i.

Müslüman olmayı seçenler (mühtediler) konusunda da gerçeğe uygun olmayan rakamlar mevcut. Ayrıca bu konuya ilişkin güvenilir bilgi son derece az. Fransa İçişleri ve [Din-işleri] Bakanlığı danışmanlarından Bernard Godard, Fransa’da yılda yaklaşık 4 bin kişinin Müslüman olduğunu hesaplıyordu 2012’de. Hıristiyan kültüründen ailelerde, daha sonra Müslüman olan yaklaşık 100 bin kişi Hıristiyan kültürüyle (Hıristiyan bir ailenin çocuğu olarak) büyüyor.    

HELAL GIDA VE TESETTÜR KONUSUNDA GENÇLİĞİN TUTUMU NASIL?

İslam araştırmacıları korku ve hayalleri (gerçeğe dayanmayan bilgileri) açıklayabilecek diğer etkenlerin altını çiziyor. İslami uygulamalar, özellikle yeni müslüman nesil çevresinde, uygulamalardan ötürü (özellikle selefilerin dışarda sarıkla gezmek gibi uygulamaları) ya da okulda örtünme hakkı talep etmek gibi yeni bir görünürlük kazandı.  

Helal sektörünün doğuşu da giderek büyüyen bu görünürlüğün bir bileşeni. Piyasa uzmanı şirket SOLIS’in bir araştırmasına göre, bu sektör 2013'te, 5,5 milyar avro ile son bir kaç yılın en büyük gelişme oranını kaydetti. Sektör cirosunun yüzde 88'lik dilimini temsil eden bu piyasa özellikle et ürünlerine yoğunlaşıyor.

Fransa Bilimsel Araştırmalar Merkezi’nden (CNRS) Sosyolog Hugues Lagrange’ın, 2013'te yayınladığı araştırmaya göre “Dini uygulamaların canlanışı, Fransa’ya 16 yaşından önce göç edenlerin ve göçmen çocuklarından [nesillerinin] oluşan Fransızlar arasında artış gösterdi. Fakat Fransa’ya yetişkin olarak göç edenler için aynı şey söz konusu değil.” Lagrange’a göre bu durum, bazen Fransa’nın Cumhuriyet değerlerine karşı gelerek katı İslam kültürünün yeniden doğuşunu yeğleyen “sosyal sürgün duygusu”nun bir sonucu.

Lagrange’ın çalışmasına göre, 18-25 yaş arası gençler Müslümanın beslenme reçetesine ve Ramazan ayına büyüklerinden daha fazla saygılılar. Bu sonuç, soru işaretleri doğuran bir sonuç ve diğer çalışmaların ötesine geçerek, “mülteci semtler”de yaşayan Müslümanların “melez semtler”e dağılmış veya melez ailelerden gelenlere (Müslümanlara) oranla büyük ölçüde daha dindar olduğunu gösterme eğiliminde. Lagrange’a göre, bu bir entegrasyon başarısızlığı. “Okulda başarılı olan ya da varoştan uzakta hayat süren gençler için İslam bir Avrupa İslam’ı. Daha kişiselleşmiş (bireyselleşmiş) bir inançla belirginleşen daha modern bir İslam.”    

Kaynak: Le Monde (Le Monde.fr) Alexandre Pouchard ve Samuel Laurent 

Çeviren: Muhsin Korkut






YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
YUKARI