Bugun...


HAYRİ BOSTAN: Sıla-i Rahim
Trafikte hata yapanları caydırıcı bir üslupla uyarmamız gerekiyor. Daha önemlisi kendimiz kurallara uyarak başkalarına örnek olmamız gerekiyor.

facebook-paylas
Tarih: 07-08-2019 21:49
HAYRİ BOSTAN: Sıla-i Rahim

Kurban bayramı yaklaşıyor. Büyük şehirler, hatta bütün şehirler boşalmaya başladı. Birçokları tatil beldelerinin yolunu tutarken çoğunluk Anadolu’nun kasabalarına, köylerine doğru yollara düşmeye başladılar bile. En büyük endişemiz gene trafik kazalarının yaşanması, can ve mal kayıplarının meydana gelmesidir. Yollarımız güzelleşiyor, denetimler artırılıyor, uyarıcı işaret ve işaretçiler çoğaltılıyor, cezalar caydırıcı derecede artırılıyor. Ama ne yapılırsa yapılsın kazalar gene de meydana geliyor. Bence bunun nedeni nereden bakarsak bakalım eğitim eksikliğidir. Bilgi var, tedbir var; ama eğitim maalesef istenen düzeyde değil.
Eğitim, bazı ceza korkularının ötesinde kurallara uymayı içselleştirmek demek. Eğitim almış bir insan çöpünü rasgele yerlere atamaz. Elleri, avuçları terlese de uygun bir yer buluncaya kadar çöpünü elinde taşır. Aynen bunun gibi de trafik kurallarına uymakta zorlanmaz. Doğru davranışları refleks olarak uygular. Ama bizde hala yollarda özellikle kuralları ciddiye almamak, radar varsa, kontrol varsa, ceza yeme tehlikesi varsa o tehlikeyi savuşturacak kadar, göstermelik bir kural uygulaması vardır. Öyle olunca da kazalar kaçınılmaz oluyor. Birilerinin sorumsuz davranışı başkalarının canına, malına zarar veriyorsa orada olabilecek en ağır cezalar uygulanmalıdır. Hiçbir ceza yaşanacak olası bir trafik kazasında uğranılacak zarardan daha fazla değildir.
Gittikçe akrabalık, dostluk, arkadaşlık ilişkileri zayıflamaktadır. Bunun birçok nedeni sayılabilir. Ama bence en önemli nedeni insanların birbirlerine ihtiyaçlarının kalmaması, toplumda refah düzeyinin yükselmesidir. Buna bağlı olarak bireyselleşme, yalnızlık giderek artmaktadır. Batılı toplumlar bunu bizden çok önce yaşadılar. Şimdi bizde de onlardakini aratmayacak düzeylere geliyor. Tanpınar:” Roman Batı edebiyatının bir ürünüdür. Çünkü Batıda bireyselleşme ve buna bağlı olarak yalnızlık vardır. Hâlbuki bizde cemaat, mahalle, akraba bağları vardır”[1] der. Akrabalık bağları zayıfladıkça romanlara konu olacak serüvenler, maceralar, trajediler de yaşanır olmuştur.


YÜKSEK GÜVENLİKLİ ÇAĞDAŞ SİTELERDE HAYAT

Eskiden köy vardı, mahalle vardı. Sokak vardı. İnsanlar arasında güven vardı. İnsanlar çocuklarını, evlerini birbirlerine emanet ederlerdi. Camiye ya da bir işine giderken dükkânlarının kapısını kapatmaz, komşu dükkân sahiplerine emanet ederlerdi. Böyle her dükkânda, binada, sokakta, caddede güvenlik kameraları da yoktu. Bu kadar kayda değer olay da yaşanmıyordu. Şimdi her yerde kameralar var. Alarm sistemleri var. Ama bunların hiç biri bizlere yeterince güven sağlamıyor. Bir süre oturduğumuz apartmanda güvenlik kameraları vardı; ama bina ve otopark herkese açık bir durumdaydı. Şimdi taşındığımız sitede kontrolsüz giriş imkânsız durumdadır. Arabalarda elektronik giriş cipleri var. Eğer yaya isek kapıda okutacağımız bir anahtarlık taşıyoruz. Eğer bunlar olmazsa siteye giriş yapmamız imkânsız. Dolayısıyla bir önceki sitede bayramlarda on dördüncü katta bulunan dairemizin kapısını mahallenin çocukları aşındırıyorlardı. Biz de onlar için bozuk para, çikolata, şeker bulunduruyorduk. Burada ise artık o çocukları göremeyeceğiz. Ne satıcı, ne başka birisinin kontrolsüz siteye girmesi ve çıkması imkânsız durumda. Bu durum bana güvenden çok sıkıntı veriyor diyebilirim. Kendimi bir kampta hissediyorum.
Site içerisinde köpek, tavşan ve benzeri hayvan besleyenleri çokça görüyoruz. Sabah akşam dolaştırılan hayvanlar ihtiyaçlarını çimenlere, çocuk parkının kumlarına yapıyorlar. Bu hayvan sever komşularımız hayvanlarının dışkısını alıp çöpe atmaları gerekir; ama her şeyimizde olduğu gibi bu konuda da yeterli duyarlığın olmadığını gözlemliyorum. Çocuk parkında dedesiyle oynamaya gelen bir çocuk elbette bilmeden böyle bir köpek dışkısını eline aldı. Dede bu durumu yönetime bildirmesi ve şikâyetçi olması gerekirdi. Ama o çözüm olarak çocuğu dövmeyi seçmişti. Balkonlara çamaşır asılmasına şiddetle karşı çıkan yönetim görevlileri bu hayvan severlerin sorumsuz davranışlarıyla ilgilenmeye gerek bile görmüyorlar.
Dev binaların bodrumlarında geniş otoparklar yer alıyor. Bazı çocuklar bu alanlarda kaykaylarıyla oynamayı seviyorlar. Bir gün otoparktan, sanki otoyolda gidiyormuş gibi sürat yapan bir arabaya el işareti yaparak yavaş gitmesini işaret ettim. Özür dileyeceğine bana bozuldu. Durdu, ters ters baktı ve galiba bulaşmak için yeterli sebep görmediği için çekip gitti. Bu modern sitenin otoparkında böyle sürat yapan bu delikanlı kim bilir ana yola çıktığında neler yapardı.
Kimse kimseyi beğenmiyor sözde; ama aslında yok birbirimizden farkımız.
Yanlış yapanların hataları kendi başlarına iş açsa o kadar rahatsız olmayacağız belki; ama bazen ve belki de çoğunlukla gerçek suçlulara bir şey olmazken, yapılan hatalarla hiç alakası olmayanlar canlarından ya da mallarından oluyorlar.
Vaazlarda, nasihatlerde, sohbetlerde çokça örnek verilen: “ وَلْتَكُنْ مِنْكُمْ اُمَّةٌ يَدْعُونَ اِلَى الْخَيْرِ وَيَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِۜ  وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

"İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir."[2] Ayeti kerimesini burada hatırlamamız gerekiyor. Başkalarının sorumsuzca yerlere attıkları ambalajları, şişeleri, kutuları, çöpleri elimizde toplayıp çöp konteynırlarına atmamız gerekiyor. Trafikte hata yapanları caydırıcı bir üslupla uyarmamız gerekiyor. Daha önemlisi kendimiz kurallara uyarak başkalarına örnek olmamız gerekiyor. Sevgili Peygamberimiz (sav)’in sünneti seniyyesi olarak en başta, yollarda insanlara engel olacak şeyleri gidermeye, başkalarının yoluna engel olmamaya, başkalarının kaza yapmasına sebep olmamaya çalışacağız. Mobese kameralarına yansıyan görüntülerde görüyoruz. Burnunun dibinde korkunç bir kaza oluyor. Birçokları telefonla konuşmasını bile kesmiyor. Oturuşunu, duruşunu, yürüyüşünü bozmuyor. Bu derece duyarsızlık insanı korkutuyor doğrusu. Sevgili Peygamberimiz (sav):
من رأى منكم منكراً فليغيره بيده، فإن لم يستطع فبلسانه فإن لم يستطع فبقلبه وذلك أضعف الإيمان
“Sizden birisi bir kötülük gördüğünde onu eliyle düzeltsin. Eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle (sözlü olarak uyarıda bulunarak) düzeltsin. Buna da gücü yetmiyorsa en azından kalbiyle buğuz etsin. Bu ise imanın en zayıfıdır.”[3]
Bütün bunlar ne güzel uyarılardır. Bu ve benzeri ayet ve hadislerle yoğrulan bir medeniyetin çocukları davranışlarında, yolda-izde dünyanın en medeni insanları olmaları gerekmez mi? Ama ister kabul edelim ister etmeyelim. Bu ayet ve hadisleri en iyi bilen bizler olduğumuz halde uygulayanlar Müslüman olmayan batı toplumları. Bu kuru kuruya bir batı öykünmeciliği değil, bizzat gözlerimle gördüm ve gözlemledim. Bir batı ülkesine gidip de bunu kabul etmeyecek bir kişi bile olduğunu sanmıyorum. Gidip görmeye de gerek yok, istatistiklere bakmak da yeterlidir.
Merhum Akif İnan: “Her eylem yeniden diriltir beni/Nehirler düşlerim göl kenarında.” Mısraları bana da şu düşüncemi çağrıştırıyor. Her bayram artık kazasız belasız geçsin diye bekliyorum ve her bayram yaşanan kazalardan, ölümlerden, yaralanmalardan yüreklerimiz yanıyor.
Ölülerimizi, dirilerimizi, büyüklerimizi, küçüklerimizi, akranlarımızı eşimizi-dostumuzu ziyaret edeceğimiz, mutlulukları paylaşacağımız bir bayram olmasını diliyorum.

HAYRİ BOSTAN
uzmanustaz@hotmail.com

 

[1] A. H. Tanpınar, Edebiyat Üzerine Makaleler, Sh. 50; Mehmet Maraşlıoğlu, Mavera, Sayı:54, Sh. 14-15

[2] Âl-i İmran; 104

[3] Müslim; Ebu Said el-Hudri hadisi, 49.






YORUMLAR
3 Yorum

HAYRİ BOSTAN
14-08-2019 06:51:00

Kontrol noktalarından, radarlardan ve cezalardan şikayet edenler bir de bu haberin ışığında baksınlar bence olaya. Hiç bir trafik cezası bir trafik kazasından daha pahalı değildir.rnhttp://www.ozgurkocaeli.com.tr/bayramin-ucuncu-gununde-kaza-bilancosu-384100h.htm

Sıdıka biçer karakoyun
08-08-2019 00:17:00

Şimdiden hayırlı huzurlu bayramlar hocam.Yazınız trafik konusuyla başlıyor akrabalık ilişkilerine gecerken bi bağlantısızlık ,kopukluk var.İsterdimki iki konuyu bağlayan bir cümleyle geçiş yapasınız.Dıger paragraflarda bağlantılar güzel,paylaşım aydınlatıcı ve güzel yazmışsıniz.Batı ve batıdaki kuralları emir gibi uygulamaları üzerinde yazdıklarıniza tamamen katılıyorum.Gerçı bütün yazınıza katılıyorum.Başarılar hocam

Tahsin pekdemir
07-08-2019 23:20:00

Abi hislerimixe tercüman olmuşsun teşekkür ederim

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
YUKARI