Bugun...


SEZAİ KARAKOÇ: Asıl beka meselesi bu!
Yüce Diriliş Partisi Genel Başkanı, Şair ve Mütefekkir Sezai Karakoç, yerel seçimlerle ilgili açıklama yaptı. Parti olarak teşkilatlanma şartlarını yerine getiremediği için seçimlere katılamadıklarını belirten Karakoç, İstanbul ve Eskişehir adaylarına destek isterken çarpıcı tespitlerde bulundu: İslâm ülkeleri, altmış yıldır söylediğimiz üzere, birliklerini kurmadıkları için, bugün, bu tehlikeyle karşı karşıyadırlar. Asıl "beka sorunu" budur.

facebook-paylas
Tarih: 07-03-2019 19:43
SEZAİ KARAKOÇ: Asıl beka meselesi bu!

Yüce Diriliş Partisi Genel Başkanı, şair ve mütefekkir Sezai Karakoç, yerel seçimlere dair açıklamada bulundu.

Partisinin seçime katılamadığını fakat partisinin mensuplarının bağımsız bir şekilde seçimlere katılacağını belirten Karakoç, "İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan adayı Lütfü Yılmaz’a ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan adayı N. Ercan Tortop’a oy verirseniz, bir “son”a değil, bir “başlangıc”a oy vermiş olacaksınız." dedi.

Yüce Diriliş Partisi Genel Başkanı Sezai Karakoç, yerel seçimlere dair yaptığı açıklamada ‘beka meselesi’ tartışmalarına da değindi. Karakoç, konuya ilişkin olarak, “İslâm ülkeleri, altmış yıldır söylediğimiz üzere, birliklerini kurmadıkları için, bugün, bu tehlikeyle karşı karşıyadırlar. Asıl "beka sorunu" budur” ifadelerini kullandı.

Yüce Diriliş Partisi Genel Başkanı A. Sezai Karakoç, yerel seçimlerde adayları için destek istedi. Karakoç'un yaptığı açıklama şöyle:

"Ülkemiz yeni bir seçime giriyor. Hayırlı olsun. 

Biz, parti olarak, seçime, girme şartları sebebiyle katılamıyoruz. Ancak, partimizden ayrılıp bağımsız olarak seçime girecek olan arkadaşımız Lütfü Yılmaz, İstanbul’dan, ve N. Ercan Tortop arkadaşımız Eskişehir’den, Büyükşehir Belediye başkanlıklarına aday olduklarından kendilerine halkımızın bu seçimde oy vermesini istiyor, umuyor ve bekliyoruz. 

Seçim, yerel seçimdir düşüncesiyle oy vermek, kendi başına yeterli olmaz. Toplumla ilgili  olaylarda birbirine sımsıkı bağlılık vardır. Bugünü tarihten soyutlayamayız. Olayları sadece akıl ve mantık veya toplumun bugünü açısından değerlendiremeyiz. Olayları tarihî akışı içinde anlamlandırmalı ve hiçbir olayı tek başına düşünmemeliyiz. 

Ülkemizin ve milletimizin geleceğini güven altına almak bütün hareketlerinizin temel amacı olmalıdır. 

Geleceğimizin güvenliğini sağlama düşünülmeden yapılacak bütün işler risk altında olacaktır. Tarihten misalleri çoktur ve ibret vericidir. 

Bir örnek: Osmanlı Devleti, son zamanında, ülkenin birçok yerini demiryolları ile donattı. O zor zamanlarda sıkıntılara katlanarak bu hizmetleri yaptı. Ancak devlet yıkılınca bu demiryollarının çoğu  elimizden çıktı, bir kısmı da yabancıların oldu.

Ülkemizi imar etmeliyiz. Şüphesiz bu bizim görevimizdir. Ancak geleceğimizi garantilemeden yapacağımız imarlar, Allah göstermesin, hele bir de bu hizmetlerin uluslararası şirketlere yaptırıldığı da göz önünde tutulursa acıklı bir sonuçla karşılaşabiliriz. 

Demek ki, herşey, her çaba dönüp dolaşıp ülkenin geleceğinin sağlanmasına dayanıyor. O olmazsa, bütün emekler boşa gidebilir. 

Bunun için, ülkenin geleceği her zaman birinci gündemdir. İsterse seçim yerel seçim olsun. 

Bu seçimde de oy verirken geleceğimizin güvenliği açısından hareket etmeliyiz. 

Ne yazık ki, muhalefetiyle iktidarıyla seçime giren partiler, daha çok, bugüne odaklanmışlardır. Tarihî olayları unutup, ulus devlet olmanın zaaflarını hesaba katmadan, sanki gelecek tam güven altındaymış gibi hareket ediyorlar. Oysa, çağımızda, ulus devletlerin güvenliği oldukça zayıflamıştır. Belli ve büyük bir güce ermemiş devletler, ülkeler tâbi olmaya mahkûm gibi görünüyor. 

Bugün, ABD, Rusya, Çin, Hindistan ve Avrupa Birliği dışındaki devletler, her an istilâya, saldırıya, baskıya, ekonomik-siyasi ve hatta silâhlı müdahelelere mâruz kalabilir. Örnekleri ortadadır.

İslâm ülkeleri, altmış yıldır söylediğimiz üzere, birliklerini kurmadıkları için, bugün, bu tehlikeyle karşı karşıyadırlar. Asıl “beka sorunu” budur.

Mısır, Pâkistan, İran, Suudi Arabistan ve benzerleri irili ufaklı İslâm ülkelerinin herbiri, bir batı ülkesi veya doğu ülkesi ile ilişki kurarak ayakta kalacağını sanıyor. Heyhat ki bu bir seraptır. 

Ülkemiz de, ne yazık ki, bu durumun dışında değildir.

Onun için, diyoruz ki, bu seçimde muhalefetiyle iktidarıyla seçime giren partilere oy verirseniz, âdeta geçmişe, bir “son”a oy vermiş olacaksınız. Oysa geleceğe oy vermek istiyorsanız, “Diriliş”e oy vermeniz gerekir.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan adayı Lütfü Yılmaz’a ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan adayı N. Ercan Tortop’a oy verirseniz, bir “son”a değil, bir “başlangıc”a oy vermiş olacaksınız.

Yani geleceğe, dirilişe…

Selâmlar ve Başarılar.

Yüce Diriliş Partisi 

Genel Başkanı 

A. Sezai Karakoç

 






YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
YUKARI