Bugun...
TÜRKİYE ERBİL’E DEĞİL İDLİB’E GİRDİ


Mustafa Yürekli
mustafayurekli@gmail.com
 
 

facebook-paylas
Tarih: 23-10-2017 20:35

Kuzey Irak’taki referandumu kavramakta çekilen güçlüğü görünce, “Son zamanlarda Irak’ta neler oluyor?” sorusunu cevaplamaya çalıştım. Bu yazıyla düşüncelerimi okuyucularımla paylaşacağım..

Irak’tan çekilirken ABD, Irak’ta Şii bir yönetim kurup başına Nuri Maliki’yi getirdi. Maliki yönetimi, Sünnileri dışladığından Irak üçe bölündü. ABD yine çekilirken PKK ile birlikte Kürt devleti kurma karşılığında ağır silahları Barzani’ye bıraktı.   Amaç, kontrol ettiği Barzani’yle PKK’nın birlikte hareket etmesini sağlamak ve Türkiye’den de toprak koparmalarıydı. Barzani, PKK ile değil Türkiye ile yakınlaştı.    Bu yüzden dünya güçleri Barzani’yi istenemeyen adam ilan etti.. Hatta  ABD ve maşası İsrail, Barzani’yi açık hedef haline getirdi.  

Barzani’ye karşı darbe girişiminde bulunuldu. Otoritesini sarsmaya yönelik birtakım provokasyonlar yapıldı. Barzani her şeye rağmen Türkiye’den vazgeçme temayülü göstermedi. Bağımsız Kürt devletinin bir güce dayanmadan ayakta kalmasının imkânı yoktu. Güvenebileceği tek ülke ise Türkiye idi.  
 
Kürtlerin büyük çoğunluğu Türkiye’de yaşıyor, üstelik özgürce, her türlü demokratik haklara sahip olarak ki PKK provokasyonlarına rağmen, barış içinde yaşıyorlar. Türkiye, Kürtlere hiçbir şekilde ayırımcılığa tabi tutmuyor. Irak Kürtlerine de farklı uygulama getirmez; kötü muamele yapmaz, yapamaz. Barzani bunu biliyor.
 
Tek sorun, sırtını dayadığında Türkiye’nin kendisini koruyup kollayacak gücü var mı? Barzani 1 Mart Tezkeresi’nde ve sonrasında yaşananları gördü. Türkiye’nin bağımsız bir devlet olarak bölgede özgürce politikalar izlediğine şahit oldu. Bu nedenle kararını verdi, Türkiye’ye entegre olmak için ne gerekiyorsa yaptı, yapmaya çalıştı.

Dünya alem biliyor ki Barzani’nin referanduma gitme amacı bağımsızlık ilanı değildi. Batılılar tarafından siyasi liderliği yıpratıldığından referandumla yeniden konumunu güçlendirmek istiyordu; günümüzde bunun başardığı görülüyor.

Aslında referanduma giderken, elbette Türkiye’nin desteğine güveniyordu. Çünkü referandumla Irak merkezi yönetimine karşı eli güçlenecek, Türkiye ile entegrasyon için daha ileri adımlar atabilecekti.

Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan büyük tepki gösterip esti gürledi, ama devlet politikası, Erbil’e değil, İdlib’e girmeyi uygun gördü!

Türkiye’nin Irak politikası, İran ve Şii yönetimindeki Irak’ın bölgedeki nüfuzunun kırılması ve Barzani’nin güçlendirilip hâkimiyetinin sağlanmasıdır. Bunu açıktan yapamaz. Uygun politikalar üretilerek bu sonuç sağlanmaktadır. 

Referandum konusunda Türkiye’nin İran ve Irak’la birlikte hareket etmesi doğru bir yaklaşımdır. Sınırda yaptığı tatbikat da doğruydu. Türkiye, Başbakan Yıldırım tarafından İran ve Irak ile birlikte bölgeye girmenin doğru olacağını söyledi. Türkiye biliyordu ki Irak ve İran bunu kabul etmez. Çünkü Türkiye’yi bir daha oradan çıkartamazlardı. İstenen Türkiye’nin tek taraflı girip işgal etmesiydi ki bu tuzağa düşülmedi.

Türkiye - Kuzey Irak Kürt Yönetimi işbirliği devam ediyor..

Bakalım önümüzdeki aylarda bölgede hangi dalgalanmalar olacak ve güçler bundan nasıl etkilenecek? Sözkonusu Türk Kürt işbirliği tarihin imtihanlarına nereye kadar dayanacak?

 



Bu yazı 2666 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
Henüz anket oluşturulmamış.
YUKARI