Bugun...
İMAM-I AZAM EBU HANİFE


Nizamettin Yıldız
nizamettinyildiz51@hotmail.com
 
 

facebook-paylas
Tarih: 18-10-2016 14:34

Son zamanlarda dini konularda da büyük tartışmalar yapılıyor. Eserleri günümüze kadar gelmiş bazı büyük alimlerimiz yok sayılmaya çalışılıyor. Oysa bugünkü sorunlarımızın çözümünde geçmişte yaşamış bilginlerimizin görüşleri ve örnek yaşantıları bize ışık tutabilir.

İmam-ı Azam Ebu Hanife 699 yılında Kufe’de doğdu.767 yılında Bağdat’ta vefat etti. Türbesi Bağdat’tadır.

İmam-ı Azam, en büyük bilgin anlamına gelmektedir. Bu lakap, ona, ilimdeki derinliği ve yetiştirdiği öğrencilerden dolayı verilmiştir. 800 yüz öğrenci yetiştirdiği söylenir. Bu öğrencilerin en meşhurları: İmam Ebu Yusuf, İmam Muhammed ve İmam Züfer’dir.

İmam-ı Azam, hem zamanındaki yanlış inanç ve görüşlerle mücadele etmiş hem de yeni ortaya çıkan sorunlara çözümler getirmiştir. Bu konuda şöyle bir yol izlenmiştir: Ortaya çıkan mesele (sorun),İmam-ı Azam ve öğrencilerinin bulunduğu bir ortamda tartışmaya açılır. Kur’an-ı Kerim ve peygamberimizin sünnetinde var olup olmadığı araştırılır, Şayet yoksa uzun tartışmalar sonucunda bir çözüme kavuşturulur. Bu şekilde çözüme kavuşturulan meselenin 500 bin civarında olduğu söylenir. Bu çözümlere halk çok önem vermiştir.

İmam-ı Azam hiçbir zaman “ey insanlar! Ben bir mezhep kuruyorum, herkes beni takip etsin”.vb. bir iddiada bulunmamıştır. Onun görüşleri ölümünden çok sonra sistemleştirilmiş ve Hanefi Mezhebi böyle ortaya çıkmıştır. Bu mezhep, Müslümanlar arasında en yaygın olanıdır. Özellikle Türkiye, Hindistan, Pakistan, Afganistan, Irak, Suriye, Balkanlar vb. yerlerde çok yaygındır. Yine onun görüşleri, öğrencileri tarafından derlenerek birçok kitap oluşmuştur. Bu kitapların da başlıcaları:

“Fıkhu’l Ekber” ve “El-Alim vel-Müteallim” dir.

İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin hayatından, günümüz insanına da örnek olacak iki olayı anlatmak istiyoruz.

İmam-ı Azam, aynı zamanda kumaş ticaretiyle de uğraşıyordu. Bir gün, bir kadın satmak için ipek elbise getirdi. İmam-ı Azam fiyatını sordu. Kadın yüz dirhem dedi.

İmam-ı Azam:

-Bunun değeri  yüzden fazladır dedi. Kadın yüzer yüzer artırarak 400 yüze kadar çıktı. İmam-ı Azam:

-Daha fazla yapar deyince; Kadın:

-Benimle dalga mı geçiyorsunuz? dedi.

İmam-ı Azam:

-Ne münasebet, o zaman bu işten anlayan bir adam çağıralım da, fiyatı  belirlesin dedi. Çağrılan adam 500 dirhem eder dedi ve İmam da o fiyata satın aldı.

  İkinci örnek, günümüzdeki hukuk, yargı tartışmalarına da ışık tutacak nitelikte.

Abbasi Halifesi Mansur, İmam-ı Azam’a Bağdat baş kadılığını (hakimlik) teklif etti. İmam-ı Azam, o makama layık değilim diyerek teklifi kabul etmedi. Mansur: yalan söylüyorsun, günümüzde bu makama senden daha fazla layık olan yoktur dedi. İmam-ı Azam, aynı zamanda bir mantık dehası olduğunu da ortaya koyacak şu cevabı verdi:

-Doğru söylüyorsam, ben kadılığa layık değilim diyorum. Şayet yalan söylüyorsam, yalancı biri kadı olamaz, dedi.

Bunun üzerine Halife Mansur onu hapse attırdı. Kendisine işkence yapıldı. 767 yılında hapishanede öldüğü söylenir.

Kadılığı kabul etmeyiş nedenleri arasında; peygamberimizin:”hakimlerin üçte ikisi cehennemde, birisi cennettedir”sözü ile, devrin hükümdarının zulüm ve haksızlıklarına ortak olmamak fikri ağır basmış olabilir.

Allah ondan razı olsun.

Allah ona rahmet etsin!



Bu yazı 8129 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
Henüz anket oluşturulmamış.
YUKARI