Bu mesele yalnızca teknik bir yenilik meselesi değildir. Doğrudan emanet ahlakı, kamu vicdanı ve dinî kurumlara duyulan güven meselesidir. Bugün dünyanın birçok ülkesinde ibadethaneler bağış sistemlerini dijitalleştiriyor. İngiltere’de kiliselerde ve bazı camilerde temassız bağış cihazları kullanılıyor. Fransa’da kiliselerde kartla bağış yapılabiliyor. Singapur’da camiler QR kod ve dijital ödeme sistemleri üzerinden bağış kabul ediyor. Malezya ve Endonezya’da da camilerde QR kod, e-cüzdan ve dijital ödeme modelleri üzerine uygulamalar ve akademik çalışmalar yapılıyor.
Yani mesele artık teorik bir fikir değil. Dünyada uygulanmış, sonuçları görülmüş ve üzerinde raporlar yazılmış bir modelden bahsediyoruz. Araştırmalar ve saha örnekleri şunu gösteriyor:
Elektronik bağış sistemi doğru kurulduğunda hem bağışı kolaylaştırıyor hem nakit dolaşımını azaltıyor hem de bağışçının zihnindeki en temel soruya cevap üretiyor: “Verdiğim bağış nereye gidiyor?” Türkiye’de de bu sistem en azından pilot uygulama olarak büyük camilerde başlatılabilir.
Mesela Ankara’da Kocatepe Camii ve Hacı Bayram-ı Veli Camii; İstanbul’da Çamlıca Camii, Fatih Camii, Süleymaniye Camii ve Eyüp Sultan Camii; Bursa’da Ulu Camii; Konya’da Mevlana çevresindeki yoğun camiler bu pilot uygulama için güçlü örnekler olabilir.
Model aslında çok basit: Camilerin her çıkış kapısına POS cihazlarına benzer, sabit elektronik bağış cihazları yerleştirilebilir. Vatandaş isterse tek dokunuşla 20, 50, 100 TL gibi belirlenmiş tutarlarda bağış yapabilir. İsteyen kişi farklı bir tutar da girebilir. Bağış kartla, temassız ödeme ile, mobil bankacılık ya da QR kod üzerinden yapılabilir.
Böylece nakit dolaşımı azalır. Para sayma, taşıma, teslim etme ve muhasebeleştirme süreçlerinde oluşabilecek şüpheler en aza iner. Nakit yoksa, şaibe de azalır. Her şey kayıtlı, izlenebilir ve denetlenebilir hâle gelir. Bu tam anlamıyla temiz, şeffaf ve güven veren bir operasyon olur. Bağışçı, yaptığı bağışın hangi kampanyaya gittiğini elektronik olarak takip edebilir. Bağıştan hemen sonra vatandaşa SMS veya e-posta ile şu şekilde bilgilendirme gönderilebilir:
“Şu camide, şu kampanya için, şu miktarda bağış yaptınız. Allah kabul etsin.” Hatta sistem daha da geliştirilerek teşekkür mektubu veya dijital bağış makbuzu saniyeler içinde bağışçıya ulaştırılabilir.
Eğer mevzuat açısından mümkünse, vergi muafiyeti bulunan bağışlarda bu işlem otomatik olarak sisteme işlenebilir ve vatandaşın vergi sürecine yansıtılabilir. Kim yaptığı bağışın anında kayıt altına alınmasını, kendisine teşekkür mesajı gönderilmesini ve bağışının nereye gittiğini takip edebilmeyi istemez? Bugün Türkiye’de toplumun çok geniş bir kesimi elektronik bankacılığa alışmış durumda.
Emeklilerimiz dâhil milyonlarca insan online alışveriş yapıyor, fatura ödüyor, bilet satın alıyor, mobil bankacılık kullanıyor. Kurban bağışları bile artık büyük ölçüde online sistemler üzerinden yapılıyor. Dolayısıyla camilerde elektronik bağış sistemine geçilmesi toplum açısından büyük bir sorun oluşturmaz. Tam tersine, doğru anlatılırsa vatandaşın güvenini artırır.
Daha ileri aşamada her cami için aylık bağış raporu yayımlanabilir. Hangi kampanya için ne kadar toplandı, hangi hesaba aktarıldı, ne kadarı harcandı, ne kadarı bekliyor; bunlar açık, anlaşılır ve denetlenebilir şekilde kamuoyuyla paylaşılabilir. Bu uygulama ilk aşamada nakit bağışı tamamen kaldırmak zorunda değildir.
Nakit ve elektronik bağış birlikte yürütülebilir. Ancak hedef, zaman içinde bağış sistemini mümkün olduğunca kayıtlı, izlenebilir, şeffaf ve denetlenebilir hâle getirmek olmalıdır. Çünkü camide verilen bağış yalnızca para değildir.
O bağış, vatandaşın camiye, cemaate, Diyanet’e, dinî hizmetlere ve hayır mekanizmasına duyduğu güvenin göstergesidir. Bu güven zedelendiğinde zarar sadece bir kuruma verilmiş olmaz. Toplumun hayır duygusu, infak bilinci, camiyle kurduğu bağ ve dinî kurumlara duyduğu güven de yara alır.
Bu yüzden camilerde elektronik bağış sistemi artık lüks değil, ihtiyaçtır. Diyanet bu konuda öncü bir adım atmalı; bağış süreçlerini çağın şartlarına uygun, şeffaf, dijital, izlenebilir ve güven veren bir yapıya kavuşturmalıdır. Artık mesele sadece para toplamak değildir.
Mesele, emaneti korumak; güveni güçlendirmek; hayır mekanizmasını şeffaflaştırmak ve cami merkezli yardımlaşma kültürünü çağın imkânlarıyla yeniden tahkim etmektir.



İstanbul Üniversitesi'nde İslam Tarihinde Kanun ve Siyas..
DİRİLİŞÇİ ŞAİR MOLLA CAMİ
Sulama kanalları GAP'ın verimli arazilerine hayat veriyo..
MUHAMMED ERSİN TOY: Camilerde Elektronik Bağış Sistemine Geç..
DR.MUHAMMED ERSİN TOY: Habercilik mi, Yoksa 5. Kol Faaliyeti..
Antalya Diplomasi Forumu'na 150'den fazla ülkeden ka..
İslam İşbirliği Teşkilatı genelgesi Resmi Gazete'de..
Türk Kahvesi - Dr. Mehmet Genç
NİZAMETTİN YILDIZ - SOHBET
İSLAM SİYASET DÜŞÜNCESİNDE İBN'ÜL MUKAFFA - YÜKSEL KANAR
İSLAM SİYASET DÜŞÜNCESİNDE HZ. ALİ - YÜKSEL KANAR
MUSTAFA YÜREKLİ - ADINI SÖYLEYEMEDİĞİM ÇİÇEK
Görmez'in İran'daki Vahdet Konuşması
Görmez'in Sultanahmet Hutbesi
DR.MUHAMMED ERSİN TOY: Yapay Zekâ Çağında Türkiye'yi Düş..
MUHAMMED VEFA YÜREKLİ: Pedofili ağını çökmekten kurtaran Der..
DR. MUHAMMED ERSİN TOY: Bir dezenformasyon üretim merkezi ol..
MUSTAFA YÜREKLİ: Günümüz İslam Dünyası / 1. Asya’daki Müslüm..
15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNDE HALKIN DEVLETE SAHİP ÇIKIŞI
SEZAİ KARAKOÇUN KİTAPLARI
ÖMER NASUHİ BİLMEN' 27 MAYIS CUNTASINA EYVALLAH ETMEDİ
MEHMET AKİF'İN VEFATINDAN ÖNCEKİ SON FOTOĞRAFLARI
Ayetler
2015'de Aramızdan Ayrılanlar
NECİP FAZIL KISAKÜREK FİLM AFİŞLERİ 
YORUM YAZ