Bugun...
AVRUPA MERKEZLİ ESTETİK HİYERARŞİ


Mustafa Yürekli
 
 

facebook-paylas
Tarih: 08-07-2023 02:48

‘Amerikan rüyası’nın sağladığı bazı avantajlardan yararlanan ve dünya genelinde etkide bulunan birçok saygıdeğer yazardan söz etmek mümkündür. Fakat Edward Wadie Said (1935-2003) Ortadoğu kökenli olup da çağdaş Amerikan düşüncesinde ve uluslararası kültürde meydana getirdiği etki itibariyle en dikkat çeken kişidir.

Edward W. Said, Kültür ve Emperyalizm kitabında on yedinci yüzyıldan başlayarak Körfez Savaşı’na kadarki dönem için Batı edebiyatı ve emperyalizm arasındaki karşılıklı ilişkiyi Conrad, Gide, Camus, Chateaubriand, Flaubert, Goethe, Bronte, Kipling, ve Orwell gibi Batılı yazarlara ait birçok eser üzerinden inceliyor. Tek tipleştirici emperyal kültüre ait anlatılanların kodlarını çözümlemenin yanı sıra Batılı emperyal güçlerin her zaman mutlaka bir direnişle karşılaştığı olgusunu önümüze koyan Kültür ve Emperyalizm, Fanon. C.L.R. James, Yeats, Chinua Achebe ve Salman Rüşdi gibi yazarlardaki “muhalefet” anlatılarının izini sürüyor. 

Said, Kültür ve Emperyalizm’de, imparatorluğun bir mefkure, bir inanç ve kültür işi olduğunu söyler. Sömürge aydını, beyaz efendilerine teslim olmuştur; kendini bu imparatorluk kültürünün bir parçası görür. Sömürge aydını, emperyalist kültür alanının dışına çıktığında, kendisini kimliksiz, kişiliksiz önemsiz bir varlık olduğunu düşünür. Malcolm X’in “ev zencisi” dediği sömürge aydını, efendisinin evinde köledir ama imtiyazlı bir köledir. Dolayısıyla sömürge toplumunda Batı merkezli bilim anlayışıyla yönetilen üniversitelerde, Batıcı akademisyene düşen sadece bir yabancı dil bilmek ve Batı üniversitelerinde üretilen kuramları, kalıpları aktarmaktır.

Sömürge okullarında, üniversitelerinde bu tür kültürel yüklemeler yapılmakta, yerli seçkinler de sömürgeci efendilerine benzeyebildikleri ölçüde mutluluk duyar hale getirilmektedir. İstenilen şey efendiler tarafından onaylanmak ve onların konuştukları, tartıştıkları konularda bilgili olmaktır. Bu da ne kadar onur verici bir şeydir.

Sömürge aydını, evden dışarı çıktığında “tarla zencisi”nden üstün olduğunu bilir. Tarlada çalışan zencilere emir vermek, onlardan farklı olduğunu göstermek, ona “imparatorluk kültürü”nün sağladığı bir imkândır. Onu kaybetmemek için her şeyi yapmaya hazırdır. Bürokraside, iş dünyasında ve medyada sömürge aydını, efendilik taslar, efelenir; bu rolü için canını verir. Sömürge aydınının bu küstahlığı, yabancılaşması ve ihaneti, sanat, edebiyat alanında apaçık görülür.

Said, “İmparatorluğun temeli, sanat ve bilimdir. Bunları kaldırır ya da geri­letirseniz, imparatorluk da kalmaz. İmparatorluk, sanatın ardından gider; İngilizlerin sandığı gibi sanat imparatorluğun ardından değil” demektedir.

Said eserlerinde Nobel edebiyat ödüllü Sir Vidiadhar Surajprasad Naipaul’u (17 Ağustos 1932 - 11 Ağustos 2018) sık sık eleştirmektedir.  V.S. Naipaul, 1932’de Trinidad’da doğdu. 1950’de bursla geldiği İngiltere’de Oxford Üniversitesi'ni bitirdi. 1954’te ilk kitabını yazdı ve başka hiçbir işte çalışmadı. 1960’ta İngiltere dışına yolculuklar yapmaya başlayarak gezi türünde kitaplar yayımladı. Elli yılda otuzdan fazla kitap yayınladı. İngilizce romanlar ve gezi yazıları yazdı.

Said’e göre Naipaul, çağımızın “ev zencisi aydını”dır. Onun kendi ülkesi olan Hindistan’a yahut Müslümanlara karşı duyduğu ırkçılık düzeyindeki nefret, Avrupa’da yaşayan küstah bir aydının sorumsuz fantezilerinden öte bir anlama sahip. Naipaul’un sorunu, sömürge aydını olması; kendini emperyalist Batı kültürü dışında hiçbir yerde rahat hissedememesi.

Said’e göre imparatorluk kültürünün sofistike yapısını hiçbir edebiyat türü modern roman kadar iyi yansıtamaz. Her şeyden önce roman, kendi tarihselliğini itiraf etmek istemeyen bir seküler kurgudur. Modern imparatorluğun bütün ayrıntıları, kaygıları, ihtişam ve sefaleti, zorbalıkları, fantezileri, zeka ve aptallıkları 19 ve 20. yüzyıl romanlarında ete kemiğe bürünür. Conrad’ın Karanlığın Kalbinde’si, Flaubert’in Madam Bovary’si, Austen’in Manşfield Parkı ya da Dickens’in Büyük Beklentiler’i, Atlantik’in iki yakasında yeşeren yeni imparatorluk kültürünün kodlarını ele verir.

Batılı efendinin kültürünün ve dilinin yüceltilmesi, öğrenmeye çalışanların kendilerini ayrıcalıklı görmelerine ve efendilerine benzemeye çalışmalarına neden olmaktadır. Bu da insanların kendi kültürlerinden kopmasına, uzaklaşmasına ve yabancılaşmasına; Batılı toplumların kültürlerine tapınmasına yol açmaktadır.

Çünkü emperyalist Batı kültürü evrenseldir. Romanların kahramanları, belli bir tarihte ve coğrafyada yaşar; ama aslında onlar birer ‘tip’tir. İmparatorluk, sömürgeleştirdiği dünyaya bu ‘tip’ler aracılığıyla bakar. Evrensel olmak, bu tiplere yakınlaşmak demektir. Bugün sosyal medya, internet, televizyon üzerinden sinema film ve dizilerin küresel kültürü hakim kılma ve yaymada oynadığı rolü geçmişte edebiyat ve roman oynamıştı.

Modern romanın bu evrensellik iddiası Said’e göre, Avrupa’nın kendine Katolik geleneğinin dışında yeni bir ‘ekümenik’ kimlik bulma çabasının bir sonucudur. Mukayeseli edebiyat, bir yönüyle seküler, bir yönüyle ulusalcı bir programdır; çünkü Katolik evrenselliği yeni bir evrensellik tanımı ile tebdil etmeye çalışırken, aynı zamanda her Avrupa ülkesinin kendi edebiyatını yapılacak mukayeselerin merkezine koymasını sağlar. 19. Yüzyılın Weltlitteratür’ü, aynı anda Alman, Fransız, İspanyol edebiyatıdır. Yani Avrupa edebiyatıdır.

Zaten Avrupa’nın epistemik hiyerarşisi, başka kültür ve edebiyatlara ancak bir mukayese unsuru olarak bakılmasına izin verebilirdi. Said’e göre bütün çoğulculuk söylemlerine rağmen Avrupa merkezli estetik hiyerarşi hâlâ devam ediyor.

Müslüman aydın olmak, Müslüman sanatçı olmak emperyalizme ve küreselleşmeye karşı olmak, bir sorumluluk işidir. Çünkü kimsenin yanaşmak istemediği çileli bir fikir yolculuğuna çıkartılmış bir davettir.

 

Kaynak:

Kanal 7

https://www.haber7.com/yazarlar/mustafa-yurekli/3337231-avrupa-merkezli-estetik-hiyerarsi?fbclid=IwAR0uX_RWRbhOZW3y13AudzWDc2hTFrSGP22H4SVOsXxfhmY3Uy-19XaB0RY



Bu yazı 13097 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
Henüz anket oluşturulmamış.
YUKARI