Akıl bir ‘donanım’dır (donanım bilgisayar ve telefon gibi teknolojik aletlerin vücudu varlığı), burada donanım, aklın kendisi olarak görülebilir. Allah Teala onu her insana vermiştir.
Fakat aklın düşünmesi, çalışması, işlevselliği bir ‘yazılım’dır, (yazılım, donanımın beyni, ruhu; ona hayat veren, onu akıllı ve işlevsel hale getiren dijital komutlar bütünüdür.) Burada yazılım aklı düşünmeye sevkeden, onu çalıştıran ve işlevsel hale getiren durumların bütünüdür ve o her insanın aldığı eğitim ve edindiği tecrübeye göre ayrı programlanır ve yazılır.
Dolayısıyla akıl her insanda vardır ama yine insanda her zaman:
1-Aynı anlayış, yaklaşım ve hızla çalışmaz, hatta bir aklın yazılım boyutu hazırlanmamış, iyi hazırlanmamış, yanlış hazırlanmış olabilir ve bunların her birinin insan ya da insanlar için olumlu/olumsuz bir karşılığı vardır.
2- Her akıl aynı şeyleri aynı ölçekle ölçmez. Örneğin: aklın yazılımına göre birisi metreyi 75 cm olarak görebilir, bir başkasına göre bir metre 40 cm, hatta bir başkasına göre de 130 cm olabilir.
3- Bir yazılım olan akıl, her zaman ve illa doğruyu bulur anlamına gelmez. O, yazılım ve programlamanın eseridir ya da esiridir. Kendisine yazılmış olan komutlara göre ölçer, biçer ve bize sonuçları ona göre verir. Bu doğru da olabilir yanlış da.
4- Dolayısıyla aklın düşünmesini sağlamak, onu çalıştırmak, işletmek çok önemlidir, ama verilerine her zaman güvenilmez, dikkatli olmak ya da kimin aklı olduğuna bakmak gerekir.
5- Akıl neye göre yazılım ve programlanmışsa araştırmasını da hükmünü de ona göre verecektir. Yazılım, nefse/ide, çıkarcılığa ve egoizme göre gerçekleştirilmişse ona göre; ilahi vahye, paylaşımcılığa ve ‘isar’a kısaca imana ya da psikoloji kavramıyla süper egoya göre programlanmışsa ona göre çalışır. Kısaca akla kim eşlik ediyor, ya da onu kim etkiliyorsa ona göre işlevini yerine getirir.
6- Her insan belli bir yaşa, donanım ve birikime ulaştıkça çocukluğundan itibaren bu yazılımın neye ve kime göre yapıldığına iyi bakmalı ve gerekli zaman ve pozisyonda gerekli müdahaleyi yapmalıdır.
7- Akıl da göz ve kulak gibi sınırlı, sorumlu bir organdır. Yapabileceği şeyler sınırlıdır. Ondan gücünün üstünde hiç bir şey beklememek gerekir.
8- Bir donanım olan aklı süper egonun, imanın/vahyin ışığında yazılımını gerçekleştirip gücünün sonuna kadar çalıştırmak ve ondan en üst düzeyde yararlanmak gerekir hem de müminlere bu, FARZdır.


DR.MUHAMMED ERSİN TOY: Yapay Zekâ Çağında Türkiye'yi Düş..
SEZAİ KARAKOÇ: Son Şans
PROF.DR. BURHANETTİN DURAN: Türkiye'nin stratejik iletiş..
DOÇ.DR. İSMAİL SARI: Avrupa’nın enerji geleceği (Rusya gazın..
DR.BAHAR AKIN: Hürmüz'den Anadolu'ya (Kalkınma Yolu,..
Türk Kahvesi - Dr. Mehmet Genç
NİZAMETTİN YILDIZ - SOHBET
İSLAM SİYASET DÜŞÜNCESİNDE İBN'ÜL MUKAFFA - YÜKSEL KANAR
İSLAM SİYASET DÜŞÜNCESİNDE HZ. ALİ - YÜKSEL KANAR
MUSTAFA YÜREKLİ - ADINI SÖYLEYEMEDİĞİM ÇİÇEK
Görmez'in İran'daki Vahdet Konuşması
Görmez'in Sultanahmet Hutbesi
15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNDE HALKIN DEVLETE SAHİP ÇIKIŞI
SEZAİ KARAKOÇUN KİTAPLARI
ÖMER NASUHİ BİLMEN' 27 MAYIS CUNTASINA EYVALLAH ETMEDİ
MEHMET AKİF'İN VEFATINDAN ÖNCEKİ SON FOTOĞRAFLARI
Ayetler
2015'de Aramızdan Ayrılanlar
NECİP FAZIL KISAKÜREK FİLM AFİŞLERİ 