Türkiye’de bir iktidar sorunundan çok, bir muhalefet problemi var. Bu problem, sözde çok partili hayata geçildiğinden beri daha da çözülmez halde devam ediyor. Bu çözümsüzlüğün en önemli kaynaklarından biri dış güçlerdir. Türkiye’nin değişmeyen bir muhalefeti var bilindiği gibi; iktidarlar hep değişir, ama muhalefet aynı kalır bizde. Gerçi iktidarlara da sürekli müdahalelerde bulunulur, ancak muhalefete müdahale, Türkiye’de olumlu işlerin önünde engel olmak için, daha garantili ve daha sonuca odaklı bir yoldur. Hele hele değişmez ve uzun muhalefet hayatı boyunca bütün özellikleri bilinen bir partiyse bu, iş çok daha kolaylaşır.
Türkiye’deki muhalefet, yapılanlara katkıda bulunmamayı kendine ilke edinmiş, her şeyi bozmaya ve elinden geldiği kadar her yapılana karşı çıkmaya ayarlanmıştır. Dolayısıyla zaman zaman iktidarların yaptığı fahiş hatalar, muhalefetin yapıcı eleştirilerinden geçmeden uygulamaya konulabiliyor. Muhalefetin, düzeltilebilecek hatalardan önce ve sonra takındığı tavır, iktidara daha da güç veriyor, hatta onu hata konusunda cesaretlendirebiliyor. Böylece “asla yaptırmayız, izin vermeyiz” denilen uygulamalar birer birer uygulamaya konuluyor. Böylece sıfatlarına bir de “yalancılık” eklenince, vatandaşın kafasında, “eğer bunlar bir şeyin yaptırılmayacağı” konusunda ne kadar kesin kesin bir konuşuyorlarsa, onun yapılacağı o derecede kesinlik kazanıyor. Dolayısıyla halkımız da böyle bir muhalefete güvenemiyor. Muhalefet de bu şekilde iktidar “olamamayı” garanti altına alıyor. İktidar da, “böyle muhalefet dostlar başına” diyerek bu durumu sık sık insanımızla paylaşıyor.
Ama iki taraf da bu durumdan memnun. Kısacası eğer zarar gören bir taraf varsa vatandaşımızdır ve devletimizdir. Türkiye düşmanlığı yapan ülkelerin söylemine bakıyoruz, bizdeki muhalefetin söylediklerinin aynısını tekrarlıyorlar. Aslında tam tersini söylemek daha doğru: Gerçekte muhalefete ne söyleyeceklerini dikte edenler o ülkelerdir. Ancak taktik gereği konuşma önceliğini bizdeki muhalefete veriyorlar o kadar. Bu taktiği, eğer o ülkelerin son uygulamalarına ve konuşmalarına bakarsanız anlamakta zorluk çekmezsiniz.
Evet, her şeyden çok milli bir muhalefete ihtiyacımız var. O zaman iktidar da ayaklarını daha sağlam basmak zorunda kalacaktır. Ama bu beklentinin gerçekleşmesi o kar uzak görünüyor ki…


DR.MUHAMMED ERSİN TOY: Yapay Zekâ Çağında Türkiye'yi Düş..
Senegal'de Ramazan Bayramı namazı "beyazlar içinde&..
'Avrupa'dan bakan biri Türkiye'yi okuyamaz':..
SEZAİ KARAKOÇ: Son Şans
PROF.DR. BURHANETTİN DURAN: Türkiye'nin stratejik iletiş..
Türk Kahvesi - Dr. Mehmet Genç
NİZAMETTİN YILDIZ - SOHBET
İSLAM SİYASET DÜŞÜNCESİNDE İBN'ÜL MUKAFFA - YÜKSEL KANAR
İSLAM SİYASET DÜŞÜNCESİNDE HZ. ALİ - YÜKSEL KANAR
MUSTAFA YÜREKLİ - ADINI SÖYLEYEMEDİĞİM ÇİÇEK
Görmez'in İran'daki Vahdet Konuşması
Görmez'in Sultanahmet Hutbesi
15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNDE HALKIN DEVLETE SAHİP ÇIKIŞI
SEZAİ KARAKOÇUN KİTAPLARI
ÖMER NASUHİ BİLMEN' 27 MAYIS CUNTASINA EYVALLAH ETMEDİ
MEHMET AKİF'İN VEFATINDAN ÖNCEKİ SON FOTOĞRAFLARI
Ayetler
2015'de Aramızdan Ayrılanlar
NECİP FAZIL KISAKÜREK FİLM AFİŞLERİ 