Bugun...
ETKİ ALANI DUYARLILIĞA ŞİİRDE AÇILIR


Mustafa Yürekli
 
 

facebook-paylas
Tarih: 07-09-2016 00:31

Hz.Peygamber’in (s.a.v.) vefatında, Mes­cid-i Şerif’te Hz.Ömer (r.a.) “Re­sû­lul­lah ölmemiştir ve sağdır! Kim ‘Muhammed öldü’ derse, onu kılıcımla iki parça ederim!” deyince, Hz.Ebû Bekir (r.a.),  “Kim ki Muhammed’e (a.s.m.) tapıyorsa, bilsin ki Muhammed (s.a.v.) öl­müştür. Kim ki Allah’a ibadet ve kulluk ediyorsa, bilsin ki Allah, Hayy’dır, ölümsüzdür.” diyerek ona cevap vermişti.  

İnsan, sağlam bir dayanağa[1] ömrü boyunca muhtaç bir varlıktır: Mensubiyet ve aidiyet konusunda beliren bilinçten canımız pahasına vaz geçemeyiz. Bu bilincin sağladığı üstünlük sayesinde sahtelik gözümüze hemen batacaktır. Hakikatin dışında dayanaklara sırtını verenler, sahtelerden korunamazlar.

Dolayısıyla hakikatten işaret taşıyan şiirle açık tuttuğumuz bilinç, tüm seçmelerimize (kabullerimize ve retlerimize, kimlerle birlikte olduğumuza ve kimlere karşı çıktığımıza) ışık tutmaktadır. İşaretlerin kendi başlarına değeri olmadığını biliyoruz. İşaretler, okunursa değerlenir. İşaretlerin neye işaret ettiğini bilmek okuyana düşer. Gerçek şair ile şiir okuyucusu tam burada, bilinçlerini hakikate açma çabasında buluşur.

Bu bağlamda şiirin de bilgi gibi teçhizat olduğu söylenebilir; şiirin tedarikiyle bilinci hakikate açılanlar, kimin neyi reddedip neyi kabul ettiğini, kimin kiminle niçin zıtlaştığını anlamayanlara acıyarak bakmakta haklıdırlar.  Aymazlığa düşmeme çabası dışında, şiir, uyku hapına; şair de bir şarlatana dönüşecektir. Çünkü kitlelerin, pekişmiş kanaatleri vardır; kitlelerin sözkonusu hazır kanaatleri, okumadan uzak, yüzeysel algılardan ve kolay, ucuz, hızlı izlenimlerden oluşur.

Duygularımız düşüncelerimizle iç içe olduğu için insana özgü duyarlığa etki alanını uyuyanlar, aymazlar (kitle) değil, ayıklar, aydınlar (münferit zevat, arifler, salihler, salih şairler) açar. Şairler mensubiyetleri ne kadar aidiyetlere dönüştürme mahareti gösterdilerse işlerini o kadar ileri götürme imkânı bulmuşlardır. Şair ile okurun bilinç durumları mensubiyet ile aidiyete arasındaki o köprüde belirlenmektedir.

Şiirin etki alanında varlık gösteremeyen, hayat bulma, canlı kalma imkânını, bilinçlerini hakikate açma çabası güdenlere katılıp cemaat ruhunda aramayan ve nasibi hususunda tevekkülü istikamet bilmeyenin elbette düşüncede yol alması muhaldir.

Tavır, tutum ve davranışlarının dayanağı hakikat ve çevresindeki düşünceler değil de intibaları olanlar, selâmeti, üstün sayıp dayandıkları yerlerin talimatında arayacaklardır.   

 


[1] Aynı gerçeği dile getiren “Adama dayanma ölür, duvara dayanma yıkılır (ağaca dayanma kurur).”  atasözünü söyleyen, Allah’ın dışında alınan destek ve yardımın göreceli olduğunu ya da sürekli olmayacağını dile getirip insan, yapacağı işlerde başkalarının yardımına ve desteğine değil, öncelikle Allah’a, sonra da kendi gücüne, bilgi ve becerisine dayanmalı ve güvenmelidir, der.  

 



Bu yazı 3995 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
Henüz anket oluşturulmamış.
YUKARI