Maturidi’nin “insanın dirlik ve düzenine vesile olanla bunları bozan şeyleri, ayrıca sahip bulunduğu maddi-manevi imkânlarıyla bunları koruma yöntemlerini bilmek” olarak tanımladığı (Maturidi, Kitabü’t-Tevhid, s. 279-280) “bilginin gayesi” konusunda Batılı epistemoloji hiçbir şey söylemez. O sadece bilginin kaynağı ve değeri üzerinde durur. Oysa bu iki konu da, asıl konu olan bilginin gayesi konusundan sonra gelir: Biz, insanın dirlik ve düzenine vesile olanla, bunları bozan bilgileri hangi kaynaklardan ve nasıl elde ederiz ve bunların değeri nedir?
Görüldüğü gibi bilginin gayesi sorunu, ahlâki bir sorundur ve bu yüzden Batılı epistemoloji anlayışı onu kesinlikle bilgi sorunlarının dışında tutmak istemiştir. Oysa “Bilgi Teorisi” derken, onun içinde en başta bilgiyi niçin edindiğimiz sorusu yer almalıdır. Batılı bilgi teorisinde “biz niçin bilmek isteriz?” sorusu sorulmuyor. Sadece, “bilgilerimizi hangi kaynaklardan elde ederiz?” ve elde ettiğimiz bu “bilgilerimizin değeri nedir?” soruları üzerinde duruluyor. Fakat söz gelimi ilâhi kitapların verdiği bilgiler kabul edilmiyor ve onlar birer bilgi kaynağı olarak görülmüyor. Böylece bilgide gaye problemi bu ahlaki kaygı dolayısıyla görmezlikten geliniyor.
Aristoteles, Metafizik’in girişinde: “Bütün insanlar, doğal olarak bilmek isterler. Duyularımızdan aldığımız zevk, bunun bir kanıtıdır” diyerek birazcık da olsa bilginin bu yanına dokunur gibi olmuş, onun doğuştan, fıtrattan getirdiğimiz bir özellik olduğuna dokunmuştur ama, o da hemen bilginin kaynağına kaymış ve görmeyi öne çıkararak “duyularımızdan aldığımız zevk”e yönelmiştir. Sonrakiler ise bu doğal bilme isteğinin nedenine eğilmemişler ve özellikle konunun bu tarafını örtbas etmişlerdir.
Evet, bilgi isteği insanda doğal bir istektir. Ama bunun bir gayesi olmalıdır. Klasik kitaplarımızda ele alınan bilginin gayesi konusu ne yazık ki günümüzde dikkate alınarak geliştirilmemiştir. Bizde Batılı epistemoloji şablonu esas alınmış ve üniversitelerimizde verilen eğitimde bu temelden materyalizme hizmet eden bilgi teorisinin yaygınlık kazanmasına hizmet edilmiş, o şablonun dışına çıkma gayreti hiçbir zaman güdülmemiştir.


DR.MUHAMMED ERSİN TOY: Yapay Zekâ Çağında Türkiye'yi Düş..
Senegal'de Ramazan Bayramı namazı "beyazlar içinde&..
'Avrupa'dan bakan biri Türkiye'yi okuyamaz':..
SEZAİ KARAKOÇ: Son Şans
PROF.DR. BURHANETTİN DURAN: Türkiye'nin stratejik iletiş..
Türk Kahvesi - Dr. Mehmet Genç
NİZAMETTİN YILDIZ - SOHBET
İSLAM SİYASET DÜŞÜNCESİNDE İBN'ÜL MUKAFFA - YÜKSEL KANAR
İSLAM SİYASET DÜŞÜNCESİNDE HZ. ALİ - YÜKSEL KANAR
MUSTAFA YÜREKLİ - ADINI SÖYLEYEMEDİĞİM ÇİÇEK
Görmez'in İran'daki Vahdet Konuşması
Görmez'in Sultanahmet Hutbesi
15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNDE HALKIN DEVLETE SAHİP ÇIKIŞI
SEZAİ KARAKOÇUN KİTAPLARI
ÖMER NASUHİ BİLMEN' 27 MAYIS CUNTASINA EYVALLAH ETMEDİ
MEHMET AKİF'İN VEFATINDAN ÖNCEKİ SON FOTOĞRAFLARI
Ayetler
2015'de Aramızdan Ayrılanlar
NECİP FAZIL KISAKÜREK FİLM AFİŞLERİ 