Bugun...
İSTİKLAL MARŞI'NDA ÖZNELER


Mustafa Yürekli
 
 

facebook-paylas
Tarih: 12-03-2022 11:39

2021 yılı "Mehmet Akif Ersoy ve İstiklal Marşı Yılı" olarak ilan edildi. Dolayısıyla yıl boyunca İstiklal Marşı'nın kabulü ve Mehmet Akif Ersoy'u anma etkinlikleri düzenlendi. Mehmet Akif’e dair ne kadar etkinlik yapılsa azdır.

‘Mehmet Akif ve İstiklal Marşı Belgeseli’ni yaptığımdan fırsat buldukça bu konuda yazıyorum.

Anadolu'da Millî Mücadele'nin devam ettiği süreçte Kurtuluş Savaşı'nın kazanılacağına olan inancı destekleyip güçlendiren Mehmet Âkif Ersoy tarafından 1921 yılında kaleme alınan şiir, 12 Mart 1921 tarihinde milli marş olarak kabul edilmiştir. Peki İstiklal Marşının öznesi kimdir? İstiklal Marşının 10 kıtasında kimler konuşturulmuştur? Anlamı nedir? İstiklal Marşı'nda devlet, millet, vatan ve medeniyet kavramları nasıl ele alınmaktadır?

Bu yazıda bu eksende sorulara cevap arayacağım. Yazıya bir tespitle başlamak istiyorum: İstiklal Marşı’ını doğru anlamak için özneleri tespit etmek gerekmektedir. İstiklal Marşı’ında ilk beş kıtasında Hz.Peygamber (s.a.v.), altıncı ve yedinci kıtada milletimizin yetiştirdiği büyük devlet adamları ve sonraki üç kıtada da İslam milletine söz verilmiştir.

İstiklal Marşı’ndaki özneleri tespitten önce bayrak, bağımsızlık ve Cuma namazı arasındaki ilişkiye değinmek istiyorum.

BAYRAK VE CUMA NAMAZI

Birinci Dünya Savaşı sürecinde Mondros'tan sonra İngiliz orduları, Maraş, Antep, Urfa, Adana ve civarını işgal etti. 1916 yılında imzalanan Sykes-Picot Anlaşması Projesi gereği Adana, Mersin, Hatay, Maraş, Antep, Urfa ve Musul Fransızlara bırakılmaktaydı. Bu yüzden Milli Mücadelede güney cephesinde milletimiz, Ermenilerin gönüllü olarak katıldığı Fransız ordusuyla savaştı.

Fransızlar ve işbirlikçi Ermeniler, işgal ettikleri şehirlerde bayrağımıza çok saygısızlık ettiler. Maraş'taki ilk direniş, Sütçü İmam'ın kaleden bayrağımızın indirilip Fransız bayrağı asılması üzerine Cuma hutbesinde  cihat ilan etmesiyle başladı. Zaten bayrağın bağımsızlık olduğu, işgalci Fransızların bayrağı altında Cuma namazı kılınmayacağı ve Cuma namazı kılmak, camilerde ezan okuyabilmek ve ibadet edebilmek için vatanı kurtarmak gerektiği görüşü milletimizde hakim ve yaygın görüştü.. Çünkü köle ve esirlere Cuma namazı farz değildi. Bu yüzden Fransızların işgali sonlandırıp Adana’yı terk etmesi üzerine; Adanalılar, dev bir ay yıldızlı bayrağı Ulu Cami ile Büyük Saat arasına asarak kutlamış, kurtuluş sevincini, özgürlük ve bağımsız hale gelmeyi, artık Cuma namazı kılabilecek duruma gelmeyi bayrak asarak göstermiştir.

Kelime-i şehadeti ifade eden ay yıldızlı İslam bayrağını dalgalandırmakla ifade edilen özgürlük ve bağımsızlık ile Cuma namazı arasındaki ilişki Milli Mücadele’nin dinamiğiydi.. Dolayısıyla Milli Mücadele’nin ruhu İslam’dır.

Mehmet Akif Ersoy da İstiklal Marşı’nı yazarken bu gerçekten, şehir kalesinde bayrağı dalgalandırmanın, yani özgürlük ve bağımsızlığın Cuma namazının şartı olduğu hakikatinden hareket etti. İstiklal Marşı’nda İslam devleti, İslam milleti, bağımsızlık, özgürlük, din, ibadet, mabed, İslam medeniyeti, cihat ve şehadet kavramları doğrudan veya dolaylı ama birbirleriyle münasebetleriyle iç içe kullanılmıştır..

İSTİKLAL MARŞI’NDA ÖZNELERİ 

İlk dörtlükte Hz.Peygamber (s.a.v.) İslam milletine, yani ümmetine seslenmektedir. Kur’an- Kerim’de bildirildiği gibi Müslümanın korkmaması gerektiği; dalgalanan, üstündeki ay ve yıldızla Kelime-i Tevhit ifade edilen İslam bayrağının kıyamete kadar daima parlayacağını; İslam ülkesinin üstünde son ocak sönene kadar İslam bayrağının dalgalanacağını söylemektedir. ‘Korkma!’ sözünün sahibi olan Hz.Peygamber (s.a.v.) milletimize cesaret vermektedir.

İkinci kıtada Hz.Peygamber (s.a.v.) açıklamalarını sürdürmektedir:  Allah ve rasulü Hz.Muhammed’e (s.a.v.) inancı temsil eden bayrağa seslenmektedir. Bayrak, elden ele, kuşaktan kuşağa aktarılan hakikat medeniyeti, İslam devleti ve İslam milleti ve milli irade haline gelmiş İslam’ı temsil etmektedir. Hz.Peygamber (s.a.v.) dua ediyor, bayrağa kaşlarını çatmamasını, yüzünü asmamasını söylüyor. Eğer yüzünü asarsa, yani dalgalanmazsa, esareti kabul edip çekildiği gönderden inerse, şehitlerimizin onun uğrana dökülen kanlarının o bayrağı taşıyanlara helal olmayacağını anlatıyor. Metanetli ve hiddetli durmamasını ve bir kerecik daha bayrağın gülmesini, yani bağımsızlığı istiyor.. Her nesilden gençler, devraldığı bayrağı dalgalandırarak özgürlük ve bağımsızlık uğruna savaşırsa, vatanda yaşama hakkı elde eder buyuruyor.

Üçüncü kıtada Kuran-ı Kerim’e sarılarak İlahi İrade’yi bireysel ve toplumsal irade haline getiren Müslümanların elinden bağımsızlık ve özgürlüğünün alınamayacağı; Müslümanların özgürlüğüne ve bağımsızlığına kimsenin engel olamayacağını, hiç bir kuvvetin buna cesaret edemeyeceği anlatmaktadır ve buna teşebbüs edilirse, Müslümanın çelikten iradesinin ve azminin kendini, yani tüm olumsuz koşulları aşarak önüne çıkacak her türlü engeli yenecek güçte olduğunu vurgulamaktadır.. Çünkü bağımsızlık, güvenlik olduğu gibi, eğitimde dinin doğru ve yeterli şekilde öğretilmesi, yargının İslam hukukuyla adalet dağıtması ve sosyal adaletin sağlanması demektir.

Dördüncü dörtlükte Hz.Peygamber’in dilinden (s.a.v.) çağ hesaplaşması yapılmaktadır. "Çelik zırhlı duvar" imgesiyle modern Batı uygarlığının teknolojik ve askeri üstünlük olduğu tespiti yapılmaktadır. O teknoloji ve askeri donanımı, manevi gücü yüksek İslam milletinin de elde edebileceği, bunu başarabilecek güç ve yeteneğe sahip olduğu vurgulanmıştır. Ve emperyalist Batı da burada tek dişli canavara benzetmiştir. Görüldüğü gibi kapitalist, emperyalist Batı’ya İstiklal Marşı’nda meydan okuyan bir milletiz elhamdülillah.

Beşinci kıtada yine Hz.Peygamber’in (s.a.v.) İslam milletine sesleniş vardır. Herkesin kendini siper edip özgürlük ve bağımsızlık için savaşması gerektiği, güzel günlerin Müslümanlara ancak öyle geleceği söylenmektedir..

Altıncı kıtada söz Hz.Ömer’den (r.a.) Selahaddini Eyyubi’den, Alparslan’dan, Fatih Sultan Mehmet’ten, Yavuz Sultan Selimden gelen bir yankılanmadır: Vatan çok büyük zorluklarla kazanılmıştır. Ne pahasına olursa olsun vatanımızı satmamamız gerektiği vurgulanmıştır. Sadece toprak olarak görülmemelidir; üzerinde hak batıl mücadelesi, şanlı bir tarih vardır ve şehitlerimizin kanlarıyla sulanmıştır. Her bir adımda bizim için canını veren şehitlerimiz aklımıza gelmelidir..

Yedinci kıtada da atalarımız öğüt vermeye devam ediyor: Topraklarımıza herkesin bile isteye canını vereceği söylenmektedir; İslam ülkesini savunmak ibadettir, bu yolda ölmek şehitliktir. Dolayısıyla bu topraklar sıkılsa, her yerinden şehitlerin çıkacağı vurgulanmıştır; çünkü her kuşak aynı cihat ruhuyla görevini yerine getirmiş, her karış toprağında şehitlerimizin kanı vardır. Bu yedinci dörtlükte söz verilerek Müslüman gençlik de onurlandırılmıştır: ‘Canı, cananı, bütün varımı alsın da Huda / Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda’  Kısaca Allah'ın canı, malı, her şeyimizi almasını ama bizi yurdumuzdan mahrum etmemesi duası gençliğe özellikle yaptırılmıştır. İslam ülkesini savunmak, İslam milletinin selameti, emniyeti, huzuru için can vermek şehitliktir.

Sekizinci kıtada söz İslam milletine geçer. Bu dizelerde İslam milleti, Allah'a seslenmekte, dua etmekdir: ‘Ruhumun senden, İlahi, şudur ancak ememli / Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli / Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli / Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli’ Milli Mücadelenin mantığı ve ruhunu, milletimizin yaptığı bu duada görmekteyiz: Yurdumuza hiç bir düşmanın gelmemesini, okunan ezanların hiç susmamasını istemekte ve bağımsızlığımızın hep devam etmesini söylemektedir..

Dokuzuncu kıtada dua devam etmektedir: Eğer İslam milletinin duaları kabul olursa ve mezar taşı olacaksa (şehitlerin bir kısmının mezar taşı bulunmamaktadır) o zaman başının gökyüzüne yükselecek kadar yüceleceğinden bahsetmektedir..

Onuncu kıta, İslam milletinin son sözüdür. Özgürlük ve bağımsızlık, İslam milletinin hakkıdır ve her zaman da olacaktır.. İstiklal Marşı, adeta milletimizin yeminiyle bitmektedir: ‘Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;  / Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklal!.’

Müslümanlar vatan ve millet için elinden geleni yaparlarsa Allah da onlara bağımsız ve onurlu yaşamayı lütfedecektir.

İstiklal Marşı’ının özneleri netleştirilmeyince dizelerde anlam bulanıklaşmakta ve mesaj tam alınamamaktadır.

İstiklal Marşı, geniş bakış açısıyla ve evrensel mesajıyla anlaşılmalıdır.

 
 


Bu yazı 1289 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
Henüz anket oluşturulmamış.
YUKARI